Reklamı Geç


Tufan Sarıtaş

Tufan Sarıtaş


HER ŞEY BİR TERCİH MESELESİDİR

12 Mart 2021 - 13:21

Yapılan bir seçim, bir vazgeçişi / vazgeçişleri meydana getirir ve her tercih, tercih edilmeyen şeylere kıyasla bir değer kazanır insan zihninde. İşte vazgeçilen şeyler, tercihlerin alternatif maliyetidir. Peki ya zaman, mekân ve kaynakların sınırlılığından bir kurtuluş mümkün olsaydı da bazı tercihleri yaparken bazılarını yapmamak zorunda kalmasaydınız, tüm tercihleri aynı anda yapmak sizin için mümkün olsaydı, nasıl olurdu hayatınız bir düşünsenize? Kim/ler olurdunuz?
***
Kâinatı yaratan biricik, tek yaratıcı olan Allah, bin bir isimle müsemma, sayısız sıfatla muttasıf ve her şeyi nihayetsiz ilmiyle kendine has bir bilişle kuşatmıştır. Olmuş, olmamış, olma ihtimali kalmamış, olma ihtimali hiç bulunmamış, olacak ve olmayacak her ne varsa ya da yoksa tümü ilmi dahilindedir. Diyelim ki iktisat değil de mühendislik okudunuz. Bu bambaşka hayat seyrinde, belki başka bir şehirde bir pazartesi günü saat 14.12'de mühendis olarak çalışma ihtimaliniz olan bir şirkette not almak için tutacağınız kalemin, parmaklarınızla hissedeceğiniz sertliği ve ısısı dahi O'nun tarafından bilinmektedir. Yine başka bir kişiyi tercih ederek gerçekleştireceğiniz olası bir evlilikte yaşayacaklarınız, belki bir Nisan ayında bu meçhul kişiyle bir hafta sonu yapacağınız bir kahvaltıda neler yiyeceğiniz, neler konuşacağınız da bilinmektedir. Farklı yerlerde, farklı hayat şartlarında, her ne kadar seçenek varsa; seçtiğiniz, seçmediğiniz tüm seçeneklerde her ne olacak ya da olmayacaksa tümünü ilmiyle kuşatmaktadır Allah. O'nun bilişi içerisindeki tüm bu alternatif dünyalar ve yaşamlar, bizim şu an gördüğümüz, yaşadığımız, bulunduğumuz dünya kadar net, gerçek ve canlıdır. Kim bilir belki de alternatif evrenler bunlardır!
***
Bilmeyen ama bildiğini sanan, kendi doğrularını tek doğru zanneden, hakikatin kokusunu dahi duymadığı halde ona ulaştığını düşünen insanoğlu, tercihler arasında sürekli muhayyer kalır. Akşam kafasına yatan bir düşünceyi, sabah mantıksız bulabilir; bu kararsızlığı sürekli yaşamasına karşın da kendisini en zeki, en mükemmel varlık sanır. Halbuki bilen yanılır mı, bilen sorgular mı? Bilen nettir, bir an dahi tereddüt etmez. Sonra bu süregelen kısır döngünün içerisindeyken bir vakit ansızın ölüm gelir. Kendini mükemmel zannede zannede, ötelerde önemsenen hiçbir şey yapmadan, bomboş, küçücük bir hiçin peşinde koskoca hayatı yitirip gider. Arkasında hoş bir seda da bırakmaz. Çünkü o sağırdır, dilsizdir, kördür. Hakikati duymamış, konuşmamış ve görmemiştir. Bıraktığı ses, nasıl ahenkli olsun?
***
Bazen bugünün bazen de kendi dünyasının kurguları içinde, iç içe geçmiş kurgular dünyasındadır insan. Kurgulanmış sistemler hiyerarşisinde kendini konumlandırır önce; olmadığı, olmayacağı, bulunmadığı ve hiçbir zaman da bulunmayacağı yüksek yerlere koyar benliğini, iradesini. En doğruyu, en iyiyi seçtiğini düşüne düşüne kurgular, ilmek ilmek işler egosunu. Bıraktıkları ve vazgeçtiklerinin en kötü seçenek olduğuna inanıncaya kadar zorlar kendisini. Ve artık koşulsuzca biat etmiştir nefsine. Vazgeçtiklerini, başkalarının tercih ettiğini görünce de küçümser o tercih edicileri. Kendi vazgeçti ya, istenilmemeli, tercih edilmemeli diye düşünür. Velhasıl insan kibirlidir, bilmeden bildiğini sanır.
***
Yapılan bir seçim, bir vazgeçişi / vazgeçişleri meydana getirir ve her tercih, tercih edilmeyen şeylere kıyasla bir değer kazanır insan zihninde. Halbuki gerçekte başka bir değeri vardır ve bu değer genellikle zihinde biçilen değerden farklıdır. İnsan tercih yapar, kazandığını sanır; halbuki kaybetmiştir. İnsan tercihte bulunur, kaybettiğini düşünür, bilakis kazanmıştır. Her an bir tercihi gerektirir ve her an yeni bir evren kurulur insana, tercih ettikleri ve etmedikleri sebebiyle. İnsan, tüm bu alternatif dünyalar içerisinde sadece tercihte bulunup ebedi bir sorumluluğu yüklenen aciz bir mahluktur ve her şey bir tercih meselesidir.

Dr. Tufan Sarıtaş

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum