Eğitim Bir Sen’den açıklama geldi
Reklam
Reklam
Reklam

Eğitim Bir Sen'den açıklama geldi

Karaman Eğitim Bir Sen Şubesi yazılı bir açıklama yaparak Sendikacılık asılsız ihbar ve şikâyetlerle çalışanları töhmet altında bırakmak mıdır dedi.

Reklam
Editor: Buket Toprak
12 Aralık 2018 - 09:43 - Güncelleme: 13 Aralık 2018 - 13:07
Reklam

Karaman Eğitim Bir Sen Şube Yönetimi son zamanlarda eğitim camiasını rahatsız eden bazı hususlarla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Şube Yönetimi yaptığı basın açıklamasında: 

“SENDİKACILIK ASILSIZ İHBAR VE ŞİKÂYETLERLE ÇALIŞANLARI TÖHMET ALTINDA BIRAKMAK MIDIR?

Kamu görevlileri sendikaları 4688 sayılı kanuna göre kurulmuş ve yine aynı kanunun 3. Maddesi ( f ) bendinde şu şekilde tanımlanmıştır. “Sendika: Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.”  Biz kanunların verdiği hak ve yetkilerle bir sendikanın ne yapması ve ne yapmaması gerektiğinin bilinciyle eğitim hizmet kolunda “Genel Yetkili Sendika” olarak üyelerimizin ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için çalışmaktayız. Bu çalışmalarımız ve nitelikli akademik sendikal anlayışımız sebebiyle kamu görevlilerinin bize olan güvenleri tamdır. Bu güven Türkiye genelinde 426 bin, ilimizde ise 2 bini aşkın üye ile diğer bütün sendikaların toplamından daha fazla üyenin teveccühünü kazanmamıza ve yetkili sendika olmamıza vesile olmuştur. 

Biz sorumluluk bilinciyle bu kanunun bize verdiği yetkiyi ve üyelerimizle imzaladığımız sözleşmenin gereğini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. Her şeyden önce içerisinde huzurun hakim olmasını istediğimiz öğretmenler odasına girdiğimizde hiçbir sendikayı karalamakla meşgul olmuyor, moral bozmuyoruz. Yaptığımız işleri ve kazanımlarımızı anlatıyoruz. Başka bir sendikanın yaptığı şeyleri değersizleştirip çarpıtarak üye devşirmeye çalışmıyor, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatarak tercih sebebi olmaya çalışıyoruz. 
Oysa bir hak arama örgütü olan sendikal kimliğin kendilerine yüklediği sorumlulukları anlamamış ya da anlayamamış bazı sendikacılar asli görevlerini unutmuş görünmektedirler. Maalesef öğretmenler odasının huzur iklimini ve çalışma barışını bozmayı, öğretmelerimizi baskı ve töhmet altına almayı sendikacılık sanmaktadırlar. Sırf kendi sendikasında olmadığı için yüzbinlerce meslektaşına iftira atmaktan dönek, hain, menfaatçi demekten çekinmeyecek kadar düzeysizleşmektedirler. Asıl işlerini unutup, asılsız ihbar ve iftiralarla sağı solu dilekçe yağmuruna tutup her alanda zorluklar çıkararak tatmin olmaya ve anti demokratik yollarla elde ettikleri yerlerini sağlama almaya çalışmaktadırlar. Bu asılsız suçlamalarla kendi üyeleri olmayan herkesin işini zorlaştırmayı marifet saymakta ve her şeyin ötesinde meslektaş oldukları insanların motivasyon ve enerjilerine kastetmektedirler. Vatan ve millet sevdasını kendi tekelinde görenlerin kullandıkları bu ötekileştirici, çatışmacı, ayrıştırıcı ve kavgacı dil tek kelimeyle “çamur sendikacılığı” konusunda yeni bir tür olduklarını ortaya koymaktadır. 

Meşruiyetini kendi üyelerinden ve delegelerinden almayıp beraber yola çıktıklarını satarak iş başına gelmiş malum sendikanın sözde başkanı okullarda racon kesme ile iş yaptığını zannetmektedir. Güya birilerinin hakkını aradığını iddia eden bu sözde başkan bilakis başka birinin hakkını gasp ederek o koltuğa oturduğunun farkında olunmadığını mı zannediyor. Evet kendisi farkında değil, çünkü bu zat vatan satma yaftasını sağa sola savurarak kuşa bak kuşa taktiğiyle en yakın arkadaşını satmakla meşgul. Biz meşru olmayan bu sözde başkanın çamur sendikacılık anlayışına şimdiye kadar asaletimiz sebebiyle cevap vermedik. İstedik ki bu ülkenin geleceğini hazırlayan eğitimcilerimizin morali ve eğitim camiamızın huzur ortamı bozulmasın, gereksiz tartışmalar ve atışmalarla ikilik çıkarmaya çalışanlara, eğitim çalışanlarına itibar suikasti yapanlara fırsat verilmesin, onların itibarları hiçbir şekilde örselenmesin. Biz bunun olmaması için sorumlu sendikacılık anlayışımızın gereği olarak var gücümüzle mücadele etmeye devam ediyoruz. Geldiğimiz nokta itibari ile eğitimcilerimizin yanında olduğumuzu ortaya koymak için bu açıklamayı yapmak zorunlu hale gelmiştir. Öyle ki alanda eğitim camiası adına utanç duyacağımız durumlar ve tavırlarla karşılaşmaktayız. Racon kesme, şikâyet, şantaj, tehdit ve göz korkutmayla okullarımızın nezih ve nitelikli ortamı bozulmaya çalışılmaktadır. Kendilerinden ayrılanları dönek olmakla, vatan satmakla suçlayıp en başta beraber yola çıktığı başkanını, yol arkadaşını satabilmek nasıl bir hırsın içine gömüldüklerinin de en bariz göstergesidir.  Türlü manevralarla yerini sağlama alma gayreti içerisinde olanlar kendilerinden istifa edenleri hain ve dönek yaftasıyla damgalarken, seçimler öncesi eski genel başkanlarını takip ederek “iyi” bir maskeyle görüntü verip, sonrasında “Devlet’in” imkânlarından faydalanma çabalarıyla dönekliğin kitabını yazdıklarının da farkında değiller tabii. Fakat şu çok iyi bilinmelidir ki herkes neyin ne olduğunu gayet iyi bilmektedir, yapılanları derin bir gülümseme ve istihza içeren bir bakışla izlemektedir. Yanaşmalık yaparak gücünü belli odaklardan devşirmeye çalışan bu anlayışı şiddetle kınıyor ve reddediyoruz. Ne o sendikanın üyelerinin ne de nezih ve saygıdeğer eğitim camiasının buna layık olmadığını da çok iyi biliyoruz. Öğretmenlerimiz ve bütün eğitim çalışanlarımız asildir. Nerde olması gerektiğini ve nasıl tepki vereceğini çok iyi bilir. Biz eğitim çalışanlarımızın başka bir sendikal anlayış içerisinde olmalarını da zenginlik olarak görür ve meslektaş olma ortak paydamızı asla unutmayız.

Herkes şunu da çok iyi bilmelidir ki: Okul müdürlerini tehdit eden, illegal yollarla elde ettiği kıymetsiz belgelerle okul yöneticilerini ve öğretmenleri şikayet ederek şantaj yapmaya çalışan ve buna onurlu insanların boyun eğeceğini zanneden, ziyaret ettiği okullardaki iyi niyetli çalışmaları görmeyip bazı aksaklıkların üzerine mal bulmuş mağribi gibi atlayıp farklı mercilere ispiyonculuk yaparak moral ve motivasyon bozan, istenmeyen talihsiz kazalara dahi avucunu ovuşturarak yaklaşıp buradan rant sağlamaya ve üye devşirmeye çalışan, eğitim yöneticilerini ve öğretmenleri iş yapamaz hale getirmeye çalışan, kendi üyelerinin dahi adaletinden şüphe etmediği ilçe müdürlerini hakaretlerle itibarsızlaştırmaya çalışan, adı sendika olup hak arama mercii olan bir kurumu da kendine payanda yaparak şimdiye kadar görülmemiş şekilde sağı solu asılsız dilekçe yağmuruna tutan, aramakla sorumlu olduğu hakkı bizzat gasp ederek iş yaptığını zanneden, sosyal medya üzerinden eğitim çalışanlarına alenen hakaret eden, hak aramayı kusur arama ile karıştırıp hava cıva işlerle uğraşan bu çapsız anlayışa eğitim çalışanlarının zırnık prim vermeyeceği de bilinmelidir.

Evet onlar seksen model Doğan görünümlü Şahin tiplemeleri ile rol kesmeye devam etsinler. Biliyoruz ki saygıdeğer eğitim camiamız usül, erkân ve edep yoksunu bu zatlara mahkum değildir. Sessizce ve onurluca izledikleri bu zevata en güçlü tepkiyi verdiklerini ve vereceklerini de biliyoruz. Biz sorun odaklı değil çözüm odaklı hizmet sendikacılığı anlayışıyla işimizi yapmaya devam ediyoruz. Eğitim çalışanlarımız ne yapmaları gerektiğini ve nerede durmaları gerektiğini çok iyi bilmektedirler. Yıllardır yetki vererek kendilerini temsil hakkı verdikleri sendikamıza teveccühleri ve güvenleri tamdır. Takdir eğitim çalışanlarınındır.  Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” dedi.

Reklam

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • 11111111111111111
    3 ay önce
    DÜN AK DEDİĞİNE KARA,BUGÜN KARA DEDİĞİNE YARIN AK DİYENLERE, DÜN DOĞRU DEDİĞİNE BUGÜN YANLIŞ DİYENLERE NE DENİR ACABA?