Reklam
Tufan Sarıtaş

Tufan Sarıtaş


YENİ DÜNYA DÜZENİNE DOĞRU (2): KURUMLARIN PİYASA EKONOMİSİNCE YENİDEN KURGULANMASI-1

08 Nisan 2021 - 14:02

Tavuk çiftliklerini bilir misiniz? Çiftlikteki tavukların, gerçek dünya ile hiçbir bağlantıları yoktur. Yapay ışık kaynaklarıyla aydınlatıldıkları için güneşi ve gökyüzünü hiç görmemişlerdir. Dolayısıyla ışıklar açıldığında, sabah olduğunu sanıp yumurtlar; ışıklar söndüğünde ise uyurlar. Her ne kadar dışarıdaki güneş, belirli aralıklarla doğup batıyor olsa da tavukların gününü belirleyen şey, tavanlarındaki lambadır. Böylece yapay bir dünyada, yapay yemlerle beslenip, yapay şartlarla çoğalıp, yapay bir yaşamı, doğal zannederek doğar, yaşar, yumurtlar ve ölürler. Düşünmedikleri için de bu kısır döngüyü ardı ardına tekrarlarlar. Peki, parçası olduğumuz modern hayat, tavuk çiftlikleri gibi yapay şartlarla oluşturulmuş bir kurguysa ve bunun dışında -en azından bir ideal olarak- bambaşka bir dünya varsa, bu ideal dünya nasıl bir yerdir, hiç düşündük mü? Yoksa bize sunulan modern dünya algısını, hiçbir tereddüt yaşamaksızın hemen kabul mü ettik?
*
Piyasa ekonomisi, ilk olarak bireyi kurguladı. Çünkü onun, “menfaat” gibi büyük bir zaafını yakalamıştı. Artık menfaat karşılığında köleleştirdiği, emeğini ücret karşılığında kiralayan, işçilerden krallara kadar geniş bir hiyerarşiyi topluca ele geçirmişti sermaye. Yanlış okumadınız, krallar da en az işçiler kadar menfaatleri sebebiyle sermayenin esiriydi... Bu sistemde tek patron, sermayenin kendisiydi.
*
Sonra bilim kurgulandı. Üretimin ve verimliliğin artışı için teknolojiyi geliştirecek mühendis beyinlerin yetiştirilmesi amacıyla “okul”lar kuruldu. Bu okullarda sistemin devamı için mühendislerin yanı sıra gerekli idari personeller de yetiştirildi. Çünkü mühendisler kadar politikacılar da gerekliydi. Bu arada bilim adamları, bilime katkı sağlayarak “bilim”in devamlılığını sağladı. Ve bilim, eğitimden sağlığa, savunmadan ticarete tüm alanlara kapitalizmin gerçek ideolojisi olarak pompalandı. Ama biz bazen liberal, bazen sosyalist, bazen muhafazakâr bazen de güvendiğimiz modern bir siyasi ideolojiyi seçip sahiplenerek diğerlerinden farklı ve daha haklı olduğumuz algısına kapıldık. Halbuki tüm modern siyasi ideolojiler, küresel sistemin değişik okunma versiyonlarından biriydi. Kapitalizmin tek gerçek ideolojisi ise, metodolojisini kendi oluşturduğu ve böylece kapitalizmin sürdürülebilirliğine hizmet eden bilimdi. Ama biz, insan zihninden çıkmış olan bilimi, tamamen objektif zannettik ve kendisini, bilime dayandıran her şeye koşulsuzca inandık. Sistemin bize verdiği araçları düşünmeksizin kullanarak bu araçların nasıl oluştuğunu, geçerliliklerini, doğruluklarını, yanılma paylarının bulunup bulunmadığını hiç sorgulamadık. Bu araçlar demokrasi, insan hakları, yasalar, bilimsel temelli teoriler, modern kavramlar vb. gibi birçok şeyden ibaretti. Genellikle de dünyadaki mazlum, fakir ve moderniteye tam olarak uyum sağlayamamış insanların aleyhine işleyen çarklardı.
*
Derken vakit geldi ve tavuk çiftliklerindeki işletmeciler gibi küresel sermaye sahipleri de kendi oluşturdukları yapay bir dünyaya, insanların kahır ekseriyetini tıktıktan sonra her gün ışıkları açıp kapatmaya başladılar. Ve biz, o zamandan beri doğal olduğunu düşündüğümüz bu sistemin içerisinde doğuyor, yaşıyor, üretime katkı sağlayarak sistemin devamını sağlıyor ve gökyüzünü göremeden yapay bir alanda ömrümüzü tüketiyoruz. Düşünmediğimiz için de çocuklarımıza süregelen ve zaman geçtikçe daha da acımasız olacak bir sistemi miras bırakıyoruz.
*
Devam edecek…
*
Dr. Tufan Sarıtaş

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum